Curiosity, Mars’taki tozlu gözyüzü altındaki gizemi araştırmaya devam ediyor

NASA’nın Curiosity gezgini, 9 Ağustos’ta yeni bir kaya örneğini aldıktan sonra, bulunduğu Vera Rubin tepesinin 360 derecelik panorama görüntüsünü paylaştı.

Panoramada, solgun bir küresel toz fırtınasıyla kararan gökyüzünü görmekteyiz. Ayrıca gezginin kendi direk kamerası ile kendisini çektiği nadir görüntülerinden birini görebilmekteyiz, hatta gezginin üzerindeki ince bir toz tabakası dahi görülüyor. Ön planda, adını İskoçyadaki bir kasabadan alan Stoer isimli sondaj aleti görülmekte. Çöl tabanında yapılan bu sondaj çalışmaları sayesinde Dünya’daki erken yaşam hakkında önemli keşifler yapıldı.

Yeni sondaj örnekleri bilim insanlarını çok memnun etmiş gözüküyor çünkü önceden yapılan denemelerde beklenmedik sert kayalara rastlanılmış ve başarısız sonuçlar alınmıştı. Gezgin, bu yılın başlarında mekanik bu sounun üstesinden gelebilmek için yeni bir matkap yöntemi kullanmaya başladı. Yapılan testler eski yöntemin kayaç delmede daha etkili olduğunu göstersede bazı sert kaya tiplerinde bu yeni delgi yönteminin kullanılması gerektiğini gösterdi.

Bir kayayı delmenin sondajdan önce tahmin edilmesi gezgin için mümkün değil, bu nedenle son sondaj aktivitesi için gezgin önceki tecrübelerinden edindiği  bir tahminde bulundu. Tepede görülen geniş bir yükseklik rüzgar erozyonuna rağmen ayakta durabilmiş olması sebebiyle daha sert kaya içerdiğini düşündürüyor. Çıkıntının altında bulunan bir nokta ise daha yumuşak, aşınabilir kayalara sahip olduğu izlemini veriyor. Bu strateji işe yarayacak gibi dursada Vera Rubin Ridge’in nasıl oluştuğu konusunda hala çeşitli sorular var.

NASA’nın Pasadena, Kaliforniya’daki Jet Propulsion Laboratuvarı (JPL)’ndaki proje bilimcisi Ashwin Vasavada’ya göre Curiosity gezgini , renk ve dokuda çok fazla çeşitlilik gösteren bir yerle hiç karşılaşmadı. JPL, Curiosity’nin de dahil olduğu Mars projesine öncülük ediyor.

Vasavada, “Bu tepe yekpare bir yapı değil – her biri farklı renklere sahip iki ayrı bölüme sahip” Dedi. “Bazı bölgeleri gözle görülebilir ama daha yakın görmek için kızılötesiyle baktığımızda, bazı kayaların ne kadar sert olduğu daha iyi görünüyor.”

Bu kayaların neden bu kadar sert olduğunu keşfetmenin en iyi yolu, gezgin’in dahili laboratuarı içinde toz haline getirmektir. Onları analiz etmek ne olduğunu açığa çıkarabilir rüzgâr erozyonuna rağmen tepenin bundan etkilenmemesini sağlayan “çimento” görünümlü yapının neden oluştuğunu anlamamızı sağlayacaktır. Vasavada, geçmişte tepe boyunca akan yeraltı suyunun tepenin rüzgar geçirmez “çimento” yapısını oluşturmada ve güçlendirmede bir rol oynadığını söyleyebiliriz diye belirtti.
Sırtın çoğu, suda oluşan bir mineral olan hematit içerir. Bu hematit yapının verdiği sinyal NASA’nın gönderdiği ve Mars yörüngesinde gezinen araçların dahi dikkatini çekecek kadar güçlüdür.
Hematit’in değişime uğramış bazı yapıları sözkonusu sert kayaların oluşumunda rol oynamış olabilirmi ? Tepenin kızıl kayalarını bu kadar inatçı yapan başka bir sebepmi var ?
Şu an için Vera Rubin Tepesi sırlarını kendine saklıyor. Eylül ayı içinde bu tepede iki tane sondaj çalışması planlanmış durumda. Bundan sonra, Curiosity Gezgini bilimsel açıdan çalışmalar yapmak üzere başka bir son bölgeye yönelecek, Ekim ayı başlarında Sharp dağı bölgesine geçecek ve orada kil ve sülfat konusunda zengin olan bölgede çalışmalarına devam edecek.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir